FORA YELKEN

Akdeniz ve Gemileri

Bu sergide gemiler, bilinen en eski ve büyük okyanus kuşağı Thetis’in uzantısı, antikitenin üç kadim kıtası   arasında 7 boğazı, 13 denizi, 15 körfeziyle toplamda 2.5 milyon km²’lik alana yayılan, karaların arasında geniş, karmaşık ve parçalanmış bir denizler bütünü olan Akdeniz’in sayısız rotasında seyrüsefer eder.
Gemi inşa teknolojisindeki gelişimle birlikte bilim, sanat, felsefi akımlar, pagan ve semavi dinler, hukuk sistemleri, demokrasi-cumhuriyet gibi yönetim anlayışlarıyla dünya ve insanlık tarihi açısından önem taşıyan kavramların betimsel ve metinsel tasvirleri zaman, mekan ve uzam ilişkisi içerisinde anlatılır.
Topografyanın şekillendirdiği temel özellikler nezdinde etrafında yaşayan topluluklarda farklı politik, kültürel ve dini inançlara rağmen yazgı ortaklığı görülür. Bu tema ayrıştırıcı ve ötekileştirici olmaktan ziyade fiziki/beşeri coğrafya, demografya ve dolayısıyla historiografyayı birbirine bağlar. Doğunun batıya, batının da doğuya açılan kapısı, dalgası ve hasreti bol bu deniz, birçok uygarlığın doğuş ve yok oluşuna ev sahipliği yapar. Onun sahillerinden, adalarından, liman kentlerinden ve tersanelerinden yaklaşık beş bin yıldır seyrüsefer eden gemiler, kimi zaman ticari ve kültürel zenginlikleri kimi zamansa savaşı ve salgın hastalıkları bir kıyıdan diğerine taşıyarak havzanın kaderinde önemli bir rol oynar.
Sonuç olarak bu sergide vurgulanmak istenen Akdeniz tarihi ve kimliğini birkaç ortak özelliğe indirgeyip, onun girdap gibi dönen, anaforlu değişkenliğini tanımlamaya ve yorumlamaya çalışmaktan ziyade Akdeniz ve Gemileri’nin enine boyuna düşünülüp taşınılmış zamandizinsel bir panoramasını sunmaktır.

Kirpi

Sergiyi gezenlerin bizim onu hazırlarken aldığımız kadar zevk almaları dileğiyle…

Doğunun En Batısı – Batının En Doğusu

Büyük güç kazanma emelinde olan her uygarlık tarihin her döneminde, sebebi her ne olursa olsun Akdeniz’e çevirmiştir gözlerini. Antikçağda Fenike ve Hellenlerin bu iç denizi bölgesel nitelikli kolonileştirme hareketleri; Romalılar tarafından Akdeniz’in mare nostrum haline getirilmesi de bu misyonun sonucudur. Ortaçağ boyunca Akdeniz bir taraftan Müslüman, diğer taraftan ise Hristiyanların, üzerinde hakimiyet kurmak istedikleri stratejik bir manevra alanı haline gelir. Ancak Themistokles, Lysandros, Marcus Agrippa, Barbaros, Don Juan, Horatio Nelson ve Andrew B. Cunningham gibi ünlü amirallerin karizmatik liderlikleri ve parlak deniz zaferleri Pers, Atina, Roma, Haçlı, Osmanlı,   Napoleon Fransası ve  Mussolini İtalyası’nın emperyal planlarını sekteye uğratır ve Akdeniz’in siyasi haritasında köklü değişikliklere neden olur.
Her ne kadar Yeniçağ ile birlikte başlayan coğrafi keşifler kolonizasyonun yönünü Akdeniz dışına taşırarak Avrupalıların, Yakınçağ’da bilinen dünyanın %85’ini sömürgeleştirmelerine neden olsa da günümüzde havzanınn içinde ve dışında yer alan devletlerin bakışlarının tekrar Akdeniz’e odaklandığı görülür. Kıyıları ve hinterlantlarıyla havza, geçmişte olduğu gibi bugün de ekonomi temelli mücadelelere ev sahipliği yapmasıyla ve iki kutuplu dünyanın üçüncü kutbunun Akdeniz’de oluşturulma istemiyle dikkatleri üzerine çeker.
Bir çekim alanı olarak havzanın demografik yapısının, bölgeye kıyısı olmayan ülkelerden gelen göçle giderek arttığı görülmektedir. Etnik, dilsel ve dinsel olan bu çeşitlilik birliğin ve çoğulluğun aynı anda var olmasına izin veren ve halkları ‘Akdenizlilik’ paydasında buluşturan karmaşık bir sistemde tezahür eder. Ekonomik, sosyal, politik ve mekansal boyutları olan bu sistemin farklı düzeylerde bir araya gelerek zamanla değişen ve dönüşen, bağlam ve süreç bağımlı yapısı nedeniyle bir kültürden diğerine aktarılan şeylerin toplumlar üzerinde yarattığı dönüştürücü etkiler gözlemlenir. Bu yönden ba- kıldığında Akdeniz, toplumlararası etkileşimin en yoğun şekilde yaşandığı yer olmasının yanı sıra insan ve doğanın tükenmeye yüz tutmuş ortak yazgısının sergilendiği bir sahnedir..

Tarihten_Gunumuze_Akdeniz

Tarihten Günümüze Akdeniz

Fora Yelken: Akdeniz ve Gemileri’ni konu edinen bu sergi Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü (MCRI) ekibi tarafından hazırlanmıştır. Sergide jeolojik dönemlerden havzanın ilk sakinlerine, bölgede yeşeren ilk uygarlıklardan günümüze değin Akdeniz’in iktisadi, idari, beşeri ve kültür tarihine yönelik gelişimler/değişimler ‘gemiler’ vizyonunda, zamandizinsel bir perspektif içinde ele alınmış; tüccarların nüfus ettiği limanlardan tersanelere, fenerlerden batıklara değin bağlantısallıklar üzerinde durulmuştur. Halkları birbirinden ayırdığı kadar coğrafyayı ve kültürleri gemiler özelinde birbirine bağlayan bir su yolu olan Akdeniz, 30 pano ve iki farklı animasyon yardımıyla sunulmaya çalışılmıştır.

Gemi_Illustrasyonlari

Gemi İllüstrasyonları

Sanat tarihçi ve ressam T. Mikail Patrick Duggan bu sergide, 7 aylık bir çalışma sonucunda, antik kaynaklar ve modern literatür bilgilerinin yanı sıra gözlem ve rekonstrüksüyon metodlarını kullanarak hazırladığı, 50 x 65 cm. ölçülerindeki 70 adet ‘siyah kalem’ çalışmasında, Akdeniz gemilerinin ve tershanelerinin en erken dönemlerden 20. yüzyıla kadarki örnek- lerini sunmaktadır.

Model

Gemi Modelleri

Sanatçı Ümit Durak bu sergide, antik kaynaklar, modern literatür bilgileriyle gözlemler ve yeniden inşa tekniklerini kullanıp, mümkün oluğunca aynı malzeme ve metodla, orijinaline sadık kalarak projelendirdiği farklı ölçeklerdeki 20 adet gemi maketinde, M.Ö. XIII. yüzyıldan günümüze değin Akdeniz’de seyreden teknelerden örnekler sunmaktadır. Sanatçının gemi maketleri, Kültür ve Turizm Bakanlığınca “Güzel Sanat Eseri” olarak kabul görmüştür.

Doğa ve Deniz’den hayata bakma farklılığını yaşamak dileğiyle…

Sergi Süresi: 26 Nisan – 30 Haziran 2013

Ziyaret  Saatleri: Hafta içi 08:30 – 17:30

Yer: Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü